Sağlık ve Sosyal Hizmette Tükenmişlik Alarmı

Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, artan iş yükü, personel eksikliği, belirsiz görev tanımları ve şiddet vakaları nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya. SAHİM-SEN, sistemin sürdürülebilirliği için acil ve kalıcı adımlar atılmasını istiyor.

İSTANBUL (İGFA) – Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin omurgasını oluşturan çalışanlar, uzun süredir çözülemeyen yapısal sorunlar nedeniyle hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi bir yıpranma yaşıyor. Sağlık kurumlarından sosyal hizmet birimlerine, hastanelerden çocuk evleri siteleri ve huzurevlerine kadar geniş bir alanda görev yapan emekçiler, ağır çalışma koşulları altında kamu hizmetini sürdürmeye çalışıyor.

Uzayan çalışma saatleri, rutin hale gelen fazla mesailer, görev tanımı belirsizlikleri ve artan şiddet vakaları, çalışanların üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Personel eksikliği, hem hizmet kalitesini hem de çalışan sağlığını doğrudan etkileyen temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.

PERSONEL EKSİKLİĞİ VE FAZLA MESAİ RUTİN HALE GELDİ

SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, özellikle çocuk evleri ve huzurevlerinde personel yetersizliği nedeniyle fazla mesainin artık istisna olmaktan çıktığını vurguladı. Akarken, sağlık kadar sosyal hizmet alanında çalışanların da sistemin görünmeyen yükünü taşıdığını belirterek, yetersiz kadrolarla uzun saatler çalışmanın çalışanları ciddi biçimde yıprattığını ifade etti.

GÖREV TANIMLARI GÜNCELLENMEDİ, SAHADA KARMAŞA VAR

Akarken, Sağlık Bakanlığı’nda görev tanımlarının yaklaşık beş yıldır güncellenemediğine dikkat çekerek, bu durumun sahada ciddi bir karmaşaya yol açtığını belirtti. Görev tanımlarındaki belirsizliklerin hem çalışanları zor durumda bıraktığını hem de hizmet süreçlerinde aksamalara neden olduğunu dile getirdi. Yardımcı hizmetler sınıfı personelin uzun süredir beklediği sınıf değişikliği ve ek ödemelerin de hâlâ hayata geçirilmediğini söyledi.

ŞİDDET VE YETERSİZ İSTİHDAM TÜKENMİŞLİĞİ DERİNLEŞTİRİYOR

Artan iş yükü ve yetersiz istihdamın çalışanları tükenmişlik noktasına getirdiğini belirten Akarken, şiddet vakalarının da sorunu derinleştirdiğini ifade etti. Şiddetin önlenemediği, dinlenme hakkının korunmadığı ve emeğin karşılığının verilmediği bir sistemde tükenmişliğin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

ASKERİ HASTANELER VE İNSAN KAYNAĞI VURGUSU

Askeri hastanelerin yeniden açılmasının gündemde olduğunu hatırlatan Akarken, bu sürecin yalnızca fiziki altyapı boyutuyla değil, insan kaynağı ve özlük hakları açısından da ele alınması gerektiğini vurguladı. Eski askeri tabip, astsubay ve sivil personelin iade-i itibarlarının sağlanmasının artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi.

Akarken, nitelikli sağlık ve sosyal hizmetin ancak doğru planlama, liyakat, net görev tanımları ve çalışanını koruyan politikalarla mümkün olacağını belirterek, yetkililere kalıcı ve kapsayıcı çözümler üretme çağrısında bulundu.

NE OLMUŞTU?

Son yıllarda sağlık ve sosyal hizmet alanında artan iş yükü, personel açığı ve şiddet vakaları, çalışanların tükenmişlik sendromu yaşamasına neden olmuştu. Sendikalar ve meslek örgütleri, bu sorunun bireysel değil, yapısal bir kriz olduğuna dikkat çekiyor.

SORU – CEVAP

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları neden tükenmişlik yaşıyor?
Aşırı iş yükü, personel eksikliği, belirsiz görev tanımları ve şiddet vakaları nedeniyle.

En çok hangi alanlar etkileniyor?
Hastaneler, çocuk evleri siteleri, huzurevleri ve sosyal hizmet merkezleri.

Çözüm için ne talep ediliyor?
Kadro artırımı, net görev tanımları, şiddetin önlenmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi.

SEO UYUMLU MİNİ ANALİZ

Bu haber; sağlık çalışanları, sosyal hizmet, tükenmişlik sendromu, personel eksikliği ve SAHİM-SEN anahtar kelimeleriyle Google News ve Discover algoritmaları açısından yüksek görünürlük potansiyeline sahiptir. Kamu çalışanları ve sosyal politika içerikleri 2025 arama trendleriyle güçlü biçimde örtüşmektedir.